Işınla Bizi Scotty ve Uzun Çorap 'Siyah Beyaz Aşk' on dördüncü bölümünü konuştu

Binbir Tv 24.1.2017 Siyah Beyaz Aşk
Siyah Beyaz Aşk


Uzun Çorap:
Bölümü nasıl buldun, genel olarak? 

Işınla Bizi Scotty: Beğendiğim, etkilendiğim sahneler oldu. Yeni katılan iki karakterin de şimdilik renk getirdiğini düşünüyorum ama ilgimi çekmeyen, izlerken çok merak etmediğim ya da keyif almadığım (Namık, ablası, çocukları vb) karakterlerin bölümde ağırlığı fazlaydı. Biraz sıkıldığımı da söylemeliyim. Sen?
 
UÇ: Orta karar bir bölümdü bence. Sıkılmadım ama vurulmadım da. Diziden Şahin Cigal ve kızı Ebru çıktı, yerine Azad Dağıstan ve kızı Ayhan geldi. Acaba kötüler çıktı da iyiler mi geldi? Azad bir şeyler gizliyor, o yüzden tam tekin diyemem. Sen ne hissediyorsun Azad hakkında? Adama da Azad dedim ama, Ferhat da bir "dayı" dedi, bir "baba" dedi, ne diyeceğini bilemedi. Azad da Ferhat'a bir "kardeş" dedi, bir "evlat"  dedi. Yani böyle karasızlık oluyor. 
 
IBS: Evet, hatta Azad, Ferhat'a "ister Azad de, ister Azad Baba de ama bir şey de artık" bile dedi. Hitapsızlık feci bir mesafe koyuyor araya, Azad Bey mi desek? Yok, Azad iyidir. Romantik dizilerde ana karaktere dostluk eden bir 'bilge balıkçı' vardır. Mert, bileği kuvvetli bir ana karakteri olan mafya dizilerinde de bir 'bilge dayı' oluyor genelde. Ağzından sürekli dökülen özlü sözleri ve anlattığı kıssalarıyla hem bu ihtiyacı karşıladı hem de renk kattı diziye. Namık'la ve Yeter'le eskiye dayanan bir hikayesi olduğu da belli. Bu aralarındaki konu ilgimi uyandırmayı başardı. Bu arada Namık'ı vuranın Azad olma ihtimali var. Sence o silahı tutan el kime aitti?
 

UÇ: Bende de Azad'ın Yeter'e bakışları, vaktiyle Yeter'e aşıkmış hissi uyandırdı. Bence Namık'ı kesinlikle Azad vurmadı. Azad bilge sözlerine yakışır bir şekilde Namık'tan intikamını demleye demleye alacak herhalde. (Bir intikam var kesin :) İşin garibi Yeter ve Azad arasında yaş farkı var gibi ve Yeter Azad'ı tanımadı. Ya da görmedi, dikkat etmedi. Ama Azad'ın da tanışırlarmış gibi bir hali yoktu. Bana göre Namık'ı Cüneyt vurdu. "Defol" dediği bir kişi, üstelik damat odasına giriyor. O yüzden Namık tepki gösterdi.  Sence?
 
IBS: Düğün sahnesine yaklaşırken Cüneyt'i elinde silahla, Namık'a ona yaptıklarını ödeteceğini söylerken gördük. Düğününün yapılacağı otele de geldi. Noktaları birleştirdiğimizde Namık'ı vuranın Cüneyt olması gerekiyor ama burada önemli bir ayrıntıya dikkat çekilmiş aslında. Cüneyt silahını alıp beline takarken detaylı olarak gösterildi. Namık'ı vuran eli de yakından gördük. İki silah, renklerine kadar tamamen farklı. Azad masadan damadı tebrik edeceğini söyleyerek kalktı ve nereye gittiğini görmedik.  Namık'ı vuran el çok net görünmüyor. Yine de Azad'ın olmak için biraz genç göründü bana. Sahnenin gizemine bakılırsa tanıdığımız biri olmalı. Bir üçüncü ihtimal de aklıma gelmiyor. Bu durumda oyumu Azad'dan yana kullanacağım.
 
UÇ: Namık'ın bakışları uzun zamandır görmediği birine bakıyor gibi değildi. Azad'la tanışıyorlar olduğunu tahmin ederek, yine de yakınlarda görüşmediklerini düşünüyorum. Fakat söylediğin silah meselesi işi değiştiriyor. Bir de Yeter masadan Azad'dan sonra kalktı ve İdil'in odasına gitti, Ferhat ve Aslı ikisinden de sonra kalktılar, Aslı telefon konuşması yaptı. Peki bu arada Azad ne yaptı, nereye gitti? Yine de Namık'ı vurması absürd görünüyor bana. İki çift laf etmeden Namık'ı vuracak bir adam değil, konuşmayı seviyor. Peki bundan sonra ne olur? Bana göre düğün iptal olduğu için Yeter konakta kalır, İdil de bir bardak soğuk su içer. Yeter'in evden kovulmasını çok dert ettim bu bölüm. İdil'e tüm sempatimi sildi götürdü.
 
 
IBS: İdil, sanırım senarist değişimiyle ilk çizgisinden çıktı, daha farklı bir karakter oldu. Baştan beri Namık'ın bütün karanlık işlerinin içindeydi, yani tertemiz bir insan olduğunu söylemek mümkün değil. Ama gururlu, kendince onurlu bir kadındı ve çoğu şeyi de Namık'ı sevdiği için yapıyordu. Baştaki İdil, Yeter'le böyle bir yarışa girecek bir kadın değildi bence. Ayrıca işini de çok önemseyen, profesyonel biriydi. Namık'ın yaptığı her şeyi, kendi işini iyi yapabilmek için bilmek istiyordu örneğin. Şu anda ise işle güçle zerre kadar ilgisi yok. Tek derdi, konakta güç ve hakimiyet sağlamak. Nerede ne söyleneceğini, adaba uygun hareket etmeyi bilmeyen, hırslı, sinsi bir kadın artık İdil. Özgün ve ilginç bir 'güçlü kadın'dı, yazık oldu. Yeter ve Gülsüm'ün evden gönderiliyor oluşu çok uygunsuz görünüyor. Bilmeyene 'neden?' dedirtir, değil mi? Ama Yeter'e hiç sempatim yok. İstediği yere gidebilir. 
 
 
UÇ: İyi bir noktayı tespit ettin. İdil şu anda klasik harem kadını oldu. İşi gücü boşladı, "iş yok di mi Namık? O halde ben evde sabahlıkla gezeyim" oldu. Yendi başı gül gibi İdil'in. Haklısın iş kadını İdil gitti, aşk kadını cariye İdil geldi. Ataerkil senaryo oldu bu. Azad sence Yeter'i önceden tanıyor muydu?
 
 
IBS: Evet, onu görünce şaşırmış gibi gelmedi bana. Bence oraya bilerek, Yeter'i görmek için gitmişti. Hatta kızı da kuşkuluydu tavırlarından, orada neden bulunduklarını anlamaz gibiydi. Ayhan ve Ferhat arasında bir şey gelişme ihtimali görüyor musun? Ferhat, Aslı'ya tabi aşık; ama biri kadın, biri erkek iki karakter böyle inatlaşıp çekişirse o iş romantizme götürülür gibi geliyor bana. Ayhan'dan Ferhat'a karşı gelişecek bir şey olabilir mi?
 
UÇ: Selin Şekerci için jenerikte konuk oyuncu diye yazdı ama bana da bu, uzun bir konukluk olacak gibi geldi. Ferhat "Hasztam çoktur" demişti vaktiyle Aslı'ya, fakat etrafında dövmeci hanım dışında kadın yoktu. Ayhan'la Aslı iyi anlaştı gibi ama Ayhan'ın Aslı için "gergin" demesi komik oldu ve öyle ya da böyle bu rekabet üçgeni hikaye için iyi olacak gibi. Fakat bir kıskançlık da Ferhat için isterim. Konu da konuyu açıyor ama kim olabilir acaba, herhalde o da ileriki bölümlerde olur, hemen olmaz. Yani diziye yeni biri girer. Şu anki ortamda Aslı'ya "haszta" olacak biri görünmüyor. Ferhatın böyle eze eze konuşması hoşuma gidiyor. O yüzden taklit ediyorum. "Szıkıntı" yok.
 
IBS: Ünlü ve genelde başrolde yer alan bir oyuncu bir dizinin kadrosuna dahil olduğunda, bir tür şıklık olarak "konuk" diye tanıtılıyor gibi geliyor bana. Bu tür konuklukların aylarca sürdüğü olabiliyor. Ayrıca hikayelerinin sevilmemesi durumunda "zaten konuktu" diyerek kısa kesmek de mümkün. Aslında Aslı ve Ayhan, dediğin gibi iyi anlaştılar. Ayhan'da Aslı'ya karşı (gergin tanımı dışında) bir olumsuzluk ya da bir kıskançlık hissetmedim; ama Ayhan ve Ferhat'ın ilk sahnelerinin işlenişi bana böyle bir amaç olabileceğini hissettirdi. Bölümdeki Aslı-Ferhat sahnelerini ya da ilişkilerinin bu bölümdeki seyrini nasıl buldun?
 
UÇ: Her bölümde bir öpüşme olacak herhalde. Gitgelli bir ilişki. Ferhat'ın Namık'tan 'sen hanımköylü oldun' tarzında aşağılama yemesi çok gerçekçiydi ve Aslı'yla ilişkilerini olumsuz etkiledi, hatta başa döndürdü. Ama Ferhat artık dayısına hiç güvenmiyor ve Aslı'ya da bir adım daha yumuşadı. İşte tam bu devrede, devreye "Ayhanım" girecek. Bu arada Ferhat'tan "seviyorum layyn yani" itirafı geldi. Bu "yani"leri atıyor ya cümlelerinin sonuna, çok hoş oluyor. Bundan sonra ne olur? Ferhat bu. Yine ne yapacağını bilemez, pek yumuşamaz Aslı'ya. Ya da bir süre gerçekten karıkoca olurlar fakat bozulacak bir şekilde. Belki de tarz olarak "Ayhanım"ı kendisine daha yakın bulacak. Hatırlarsan bölümün bitmesine yakın, Aslı Ferhat'a "Ne yapmaya çalışıyorsun?" dedikten sonra Ferhat Aslı'ya "Asıl sen ne yapmaya çalışıyorsun?" diye sormuştu. Aslı da şaşırıp "Ben?" dediğinde Ferhat "Sen" diye taklit etti Aslı'yı, komikti. Yani Aslı'yı naif buluyor olabilir. Tabii Aslı'nın yılmak bilmez iyi tarafına da hayran oldu sanırım. Sence ilişkileri nasıl seyredecek? 
 


IBS:
Bölümü düşününce, Ferhat ve Aslı'yla ilgili üç sahne beliriyor zihnimde. İlki; hastanede Aslı, başhekimin kendisini uyardığını söylediğinde Ferhat'ın delirmesi. Ferhat'a karşı hislerim iniş-çıkışlı. Kabalığı, saygısızlığı, Aslı'ya karşı adaletsizliği beni karaktere biraz uzak tutuyor. Bu sahnede de beni gerçekten kızdırdı. Yaptığı şeyin kaba sabalığı bir yana Aslı'yı çok küçük düşürücüydü. Aslı orada genel cerrah Aslı Çınar olduğu için bulunuyor ve saygı görmeyi işini iyi yaptığı için hak ediyor; "Ferhat Aslan'ın karısı' olduğu için değil. "Kimse benim karımla böyle konuşamaz" demek Aslı'nın oradaki konumunu küçümsemek. Aslı da bir veliye ihtiyacı olmadığını, gereken cevabı  kendisinin verdiğini söyledi zaten. Kaba ve saygısız Ferhat'ın yanında, duygusal ve kendi kalıbına uymak zorunda olduğu için duygusallığını saklayan bir Ferhat da var ki o da gerçekten yüreğime dokunuyor. Yiğit'le yaptığı konuşmada benim en sevdiğim halindeydi örneğin. Duyduğu sözlerden çok yaralanıyor, en çok da o sözlerin haklı olduğunu bildiği için. Sessizce dinliyor, kendisini savunmuyor, sadece gözyaşı döküyor, gözyaşını da gizlemiyor. O Ferhat'ı seviyorum. Aslı'ya söylediği "Hayatta kalmak istiyorsan yanımda ol, yaşamak istiyorsan da benden uzak dur"  da o gözyaşları gibi bir cümleydi işte. O sahneyi de çok sevdim. Aslı'nın durumu çok zor. Çocukluğunu ve yaşadıklarını öğrendikçe, ona baktığında başka bir Ferhat görmeye başladı. O Ferhat'ı seviyor, ama bu aşk onu çok hırpalıyor. Her ne kadar bu konu hakkıyla işlenmese de Aslı, Ferhat'ın hayat tarzını kabul edebilecek biri değil. Buna rağmen Ferhat'a tamamen kucak açtı ama karşıdan aynı yakınlığı, sevgiyi göremiyor. Ferhat'ın, Namık'ın sözleri üzerine kendisini geri çektiği doğru; ama birlikte oldukları gecenin sabahındaki tavrı kalp ve gurur kıracak kadar soğuktu. Bölümün sonundaki o aşk itirafı ve öpme sahnesi çok beklenmedik oldu. Sosyal medyada 'hayal mi, değil mi' tartışmaları görüyorum. Kimse öyle garip, tutuk ifadeler ve yarım yamalak cümleleri hayal etmez sanırım :) Bence o sahne gerçek. Ama Ferhat'ın  bu tavır değişikliği nereden çıktı? İlişkilerinde, durumlarında ne değişti ki? Bundan sonrasını değiştirebilecek şeyler var tabi. Namık'ın vurulması gibi. Bu, hayatlarını çok etkileyebilir. 
 
UÇ: Bence Ferhat duyduklarının haklılığından değil, sevdiği insanlar tarafından anlaşılamamak yüzünden ağlıyor. Kendisini savunmaya kalkamayacak kadar çok yarası var. O yüzden en iyisi susmak diyor. Yani anlatsa çağlayan olur. Peki niye Namık'ın vurulması Aslı Ferhat ilişkisini etkileyecek diye düşünüyorsun?
 
IBS: Aslında doğrudan bir etkisi yok ama Ferhat'ın Aslı'ya karşı şu andaki olumsuz tavrı Namık'ın, damarına basarak onu yönlendirmesi yüzünden. Namık'ın bu vurulma olayından nasıl etkileneceğini bilmiyoruz ama şu an için, hayatlarındaki tehdit ediciliği ya da yargılayıcılığı rafa kalkabilir. Tabi hiçbir şey değişmeyebilir de.
 

 
UÇ: Bu arada bölümün bitmesine yakın, yani öpüşme sahnesinden önce Aslı Ferhat'a "Yakınımda ol ama yanımda olma. Ne bu, bilmece mi?" dediğinde Ferhat "Kördüğüm" diye cevap verdi, fark ettin mi? İbrahim Çelikkol'un 'Kördüğüm' dizisine selam çaktı Ferhat.
 
IBS: Evet, duyduğumda ilk aklıma gelen o oldu benim de.
 
UÇ: Aslında daha konuşmak istediğim birçok şey vardı. Ebru'nun Şahin'in gerçekten kızı olup olmadığı, Şahin'in de Namık tarafından kandırılıp kandırılmadığı konusunu, sonra Azad dayının sarf ettiği vecizelerden, anlattığı hikayelerden en çok hangisini beğendiğimizi, bir de bölümde en beğendiğimiz sahne ya da sahneleri de konuşalım istiyordum ama herşeyi konuşalım dersek bu söyleşi bitmeyecek.

IBS: Evet, Ebru konusunu ben de konuşmak istiyordum. Bir de dizide gittikçe artan kuzen aşkı temasından duyduğum rahatsızlığı...
 
UÇ: O halde Azad'dan bir sözle söyleşiyi noktalayalım: "Sevda'nın çaresi yoktur evlat, çünkü sevda hayatın çaresidir."

Paylaş

Yorum yapın